Sektörün Gözlemi, Mekânın Enerjisi! “The Ochi”
“17 yıllık sektör deneyimimiz, bize yenilik ile istikrar arasında doğru dengeyi kurmayı öğretti.”
The Ochi’nin arkasındaki isim Buse Ataç ile bir araya geliyoruz. 17 yıllık sektör tecrübesi, tutkusu ve titiz gözlemleriyle Buse Ataç, TheOchi’yi nasıl kısa sürede Ankara’nın çekim noktası hâline getirdiğini, doğru zamanı yakalamanın ve derinlemesine analizlerin markayı hayata geçirmedeki rolünü anlatıyor. Misafirlerin kendini özgür ve rahat hissettiği bir atmosfer yaratmanın, yenilik ve istikrar dengesini korumanın ve markanın DNA’sını güçlü tutmanın sırlarını paylaşıyor. Üstelik Buse Ataç, Ozan Doğulu ile gerçekleştirilecek yılbaşı iş birliğinin sadece bir etkinlik değil, TheOchi’nin marka hikâyesinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu da vurguluyor. Sektörde fark yaratan bir sosyal deneyim mekânının perde arkasını, yaratıcı vizyonunu ve işletmecilik tutkusunu bu röportajda bir arada keşfedeceksiniz. İyi okumalar dileriz.

TheOchi’nin başarısında “doğru zamanı yakalama” ne kadar etkili oldu?Markayı hayata geçirirken hangi içgörü sizin için “işte şimdi” dedirten o kırılma anını yarattı?
TheOchi’nin başarısında “doğru zamanı yakalama” elbette kritik bir rol oynadı. Markayı hayata geçirirken, uzun yıllara dayanan işletme tecrübemiz ve detaylı fizibilite çalışmalarımız sayesinde, bölgeyi ve hedef kitleyi derinlemesine analiz ettik. Tüm bu veriler ve gözlemler, bize “işte şimdi” dedirten o kırılma anını sağladı; yani hem piyasa hem de kitle, yeni bir deneyime hazırdı ve biz de doğru adımı atmak için tüm hazırlıklarımızı tamamlamıştık.
TheOchi’nin kısa sürede şehirde bir çekim noktası hâline gelmesinde, misafirlerin deneyimini tasarlarken benimsediğiniz temel yaklaşım neydi?
TheOchi’nin kısa sürede şehirde bir çekim noktası hâline gelmesinde, misafirlerimizin deneyimini tasarlarken temel yaklaşımımız, herkesin kendini rahat ve özgür hissedebileceği bir ortam yaratmaktı. Mekânın enerjisinin hiç düşmemesini sağlayacak dinamik bir sistem kurduk; bu sayede ziyaretçilerimiz, yaş fark etmeksizin, her an keyifli ve canlı bir atmosferin parçası olabiliyor.
Yılbaşı gecesinde Ozan Doğulu gibi güçlü bir ismi ağırlıyorsunuz.Sizin için bu iş birliği sadece bir etkinlik mi, yoksa TheOchi’nin marka hikâyesinde yeni bir dönemin başlangıcı mı?
Bu iş birliği bizim için yalnızca bir etkinlikten öte, TheOchi’nin marka hikâyesinde yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. Ozan Doğulu ile birlikte, kitlenin eğlenebileceği, keyif alacağı ve yılbaşı ruhunu en iyi şekilde hissedebileceği bir deneyim yaratmayı hedefledik. Bu etkinlik, markamızın enerjisini ve vizyonunu güçlü bir şekilde yansıtmak açısından da önemli bir adım oldu.

Sektörde hızla yükselen bir mekân yaratırken yenilik ile istikrar arasında nasıl denge kuruyorsunuz?Büyürken aynı zamanda markanın özünü korumak sizin için ne ifade ediyor?
17 yıllık sektör deneyimimiz, bize yenilik ile istikrar arasında doğru dengeyi kurmayı öğretti. İlk on yılımızda temellerimizi sağlam ve istikrarlı şekilde attık; son beş yılda ise yaratıcılığı ön plana çıkardık. Kokteyllerden ana yemeklere, tatlılardan genel deneyime kadar her detayda yenilikleri ve kitlenin beklentilerini takip ediyoruz. Büyürken markamızın özünü korumak, en önemlisi kaliteyi her zaman en üst seviyede tutmak demek; bu da hem misafirlerimizin güvenini hem de TheOchi’nin karakterini güçlendiriyor.
Her başarılı girişimin ardında güçlü bir gözlem yeteneği vardır.Siz bugün sektöre baktığınızda en büyük fırsatın nerede olduğunu görüyorsunuz ve TheOchi bu fırsata nasıl konumlanıyor?
Her başarılı girişim gibi TheOchi’nin de temelinde güçlü bir gözlem yeteneği yatıyor. Bugün sektöre baktığımızda en büyük fırsatı, misafirlerin gerçek sosyal deneyimlere duyduğu ihtiyaçta görüyoruz. Bu noktada açık mutfak sistemimiz öne çıkıyor; Ochi’nin en önemli mekaniklerinden biri olan bu sistem, misafirlere sadece lezzeti değil, aynı zamanda yemek hazırlığının ve sosyal etkileşimin keyfini bir arada sunuyor. Böylece TheOchi, sektörde fark yaratan bir sosyal deneyim alanı olarak konumlanıyor.
İşletmecilik yolculuğunuza baktığınızda, sizi bugün bulunduğunuz noktaya taşıyan en kritik kişisel prensip hangisiydi?Bu prensip TheOchi’nin DNA’sında nasıl hayat buluyor?
İşletmecilik yolculuğumuza baktığımızda, bizi bugün bulunduğumuz noktaya taşıyan en kritik kişisel prensip, bu işi tutkuyla sevmek oldu. 17 yıllık tecrübemiz ve 7/24 süren özverili çalışmamız sonucunda bugün beş şubeye ulaştık. Tutkuya ek olarak prensip ve sağlam iş ahlakı, TheOchi’nin büyümesinde ve markamızın DNA’sında en temel değerlerden biri olarak hayat buluyor; misafirlerimize sunduğumuz deneyimde ve ekip yönetimimizde bu değerler her zaman kendini gösteriyor.
Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.