Teknoloji Değişir, Güven Kalır!..

Teknoloji Değişir, Güven Kalır!


Röportaj: Şeyma Basut

Fotoğraf : Berke Aksöz
Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası (ATEM) Başkanı Burak Arpacı, Ankara Life Dergisi’ne verdiği özel röportajda başkent gayrimenkul sektörünün bugünkü durumunu ve geleceğini kapsamlı biçimde değerlendirdi. Meslekte güven, etik, uzmanlık ve kurumsallaşmanın önemine dikkat çeken Arpacı; dijitalleşme, EİDS, yapay zekâ, kayıt dışı faaliyetler, haksız rekabet ve değişen müşteri beklentileri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ankara’daki yatırım hareketliliğinin yalnızca fiyatlarla değil; ulaşım, altyapı, imar, kamu yatırımları ve gerçek talep üzerinden okunması gerektiğini belirten Arpacı, geleceğin gayrimenkul danışmanının teknolojiye hâkim, veriye dayalı çalışan ve uzmanlaşmış bir profesyonel olacağını vurguladı. “Teknoloji ve sistemler değişecek; ancak güven değişmeyecek” diyen Burak Arpacı, ATEM’in temel hedefinin meslektaşların emeğini korumak, sektörün itibarını yükseltmek ve gayrimenkul danışmanlığını hak ettiği profesyonel seviyeye taşımak olduğunu ifade etti. İyi okumalar dileriz.


Burak Bey, bugün ATEM’in kapısından giren bir gayrimenkulcünün sizden en büyük beklentisi nedir? Bu beklentinin son yıllarda nasıl değiştiğini gözlemliyorsunuz?
Bugün meslektaşımızın bizden en büyük beklentisi, öncelikle mesleğinin ve emeğinin korunmasıdır. Emlak danışmanı artık sadece alıcıyla satıcıyı buluşturan kişi olarak görülmek istemiyor. Sahada karşılaştığı sorunlarda yanında olan, hakkını savunan ve çözüm üreten bir meslek örgütü görmek istiyor. Son yıllarda beklentilerin de değiştiğini görüyoruz. Eskiden daha çok mevzuat ve belge konuları ön plandayken, bugün dijitalleşme, EİDS, yetkilendirme sistemleri, kayıt dışı faaliyet, haksız rekabet ve mesleğin itibarı gibi konular öne çıkıyor. Biz de ATEM olarak bu değişimi yakından takip ediyoruz.

Sizce bir gayrimenkulcüyü gerçekten “iyi bir gayrimenkulcü” yapan şey nedir? Satış başarısının ötesinde hangi özellikler öne çıkıyor?
Bence iyi bir gayrimenkul danışmanını sadece yaptığı satışla değerlendirmek doğru değil. Güvenilir olmak, doğru bilgi vermek, müşterisinin ihtiyacını anlamak ve gerektiğinde “Bu taşınmaz sizin için uygun değil” diyebilmek çok daha değerlidir. Gayrimenkul çok büyük bir ekonomik karar. İnsanların yıllarca biriktirdiği parayla aldığı bir evden, yaptığı yatırımdan söz ediyoruz. Dolayısıyla bu meslek güven ve sorumluluk mesleğidir. Ben 30 yıldır bu mesleğin içerisindeyim. Sahada şunu çok net görüyorum: Müşteri bugün yaptığı işlemden çok, danışmanına duyduğu güveni hatırlıyor. Kalıcı başarı da buradan geliyor.

ATEM olarak sahadan gelen bilgileri de yakından takip ediyorsunuz. Bir gayrimenkulcünün piyasadaki değişimi rakamlara yansımadan önce fark edebilmesi mümkün mü? Neye bakmalı?
Kesinlikle mümkün. Hatta sahada olan bir danışman, bazı değişimleri resmi rakamlardan önce hissedebilir. Çünkü her gün alıcıyla, satıcıyla, yatırımcıyla görüşüyor. Biz özellikle müşteri taleplerindeki değişime, bölgesel hareketliliğe, kiralama ve satış sürelerine, fiyat beklentilerine ve vatandaşın finansmana erişim durumuna bakıyoruz. Gayrimenkulde rakamlar geçmişi gösterir; ama sahadaki hareketlilik çoğu zaman geleceğe dair önemli sinyaller verir. Bu nedenle meslektaşlarımızın sadece ilan sitelerindeki fiyatlara değil, sahanın gerçek verilerine de bakması gerektiğini düşünüyorum.

Ankara’da bugün yatırım açısından konuşulan bölgelerin dışında, önümüzdeki dönemde dikkat çekici bir değişim potansiyeli gördüğünüz bölgeler veya gelişim aksları var mı?
Ankara çok dinamik bir şehir. Bu nedenle sadece bugün öne çıkan bölgelere bakarak geleceği okumak doğru olmaz. Ulaşım yatırımları, yeni yerleşim alanları, kamu yatırımları, sanayi ve ticaret alanlarının gelişimi hangi bölgeye yöneliyorsa, gayrimenkul hareketliliğinin de zaman içerisinde o yönde oluştuğunu görüyoruz. Ancak burada vatandaşlarımıza ve yatırımcılara özellikle şunu söylemek isterim: Bir bölgenin sadece “değerlenecek” denilerek yatırım yapılacak bir yer olarak görülmemesi gerekir. Planlama, altyapı, ulaşım, imar durumu ve gerçek talep mutlaka araştırılmalıdır.


Artık müşteriler internette çok daha fazla araştırma yapıyor. Bu durum gayrimenkul danışmanının rolünü nasıl değiştirdi? Müşteri neden hâlâ profesyonel bir gayrimenkulcüye ihtiyaç duyuyor?
İnternet bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdı ama bilgi ile doğru bilgi aynı şey değil. Bugün müşteri bir taşınmazın fiyatını, fotoğrafını, hatta bölgedeki alternatifleri internetten görebiliyor. Fakat o taşınmazın gerçek piyasa değerini, hukuki durumunu, bölgesel dinamiklerini ve yatırım açısından taşıdığı riskleri değerlendirmek farklı bir uzmanlık gerektiriyor. Dolayısıyla gayrimenkul danışmanının rolü artık sadece “ilan göstermek” değil, doğru bilgiyle müşteriye yol göstermek. Teknoloji bizim rakibimiz değil; doğru kullandığımız zaman mesleğimizi daha profesyonel hale getiren önemli bir araçtır.

Yapay zekâ ve yeni teknolojiler gayrimenkulcünün işini hangi noktaya taşıyacak? Gelecekte teknoloji bazı geleneksel gayrimenkul hizmetlerinin yerini alabilir mi?
Yapay zekâ ve teknoloji bizim mesleğimizde çok ciddi bir dönüşüm yaratacak. Veri analizi, fiyat araştırması, müşteri takibi, ilan hazırlama ve pazarlama gibi birçok süreç çok daha hızlı yapılabilecek. Ama gayrimenkulün merkezinde hâlâ insan var. Bir ailenin evini satması, bir insanın hayatındaki en önemli yatırım kararlarından birini vermesi sadece bir algoritmayla çözülebilecek bir konu değil. Ben gelecekte teknolojinin gayrimenkul danışmanının yerini tamamen alacağını değil, teknolojiyi iyi kullanan danışmanın, kullanmayan danışmandan ayrışacağını düşünüyorum. Geleceğin danışmanı hem mesleğini bilecek hem de teknolojiyi kullanacak.


Gayrimenkulde bazen en doğru tavsiye bir mülkü satmak değil, müşteriye “Bu yatırım size uygun değil” diyebilmek olabilir. ATEM açısından mesleki etik ile ticari başarı arasındaki denge nasıl kurulmalı?
Bizim için bunun cevabı çok net: Ticari kazanç geçicidir, güven kalıcıdır. Bir müşteriye sırf komisyon kazanmak için doğru olmayan bir yatırım önermek, belki bugün bir işlem kazandırabilir ama uzun vadede hem danışmana hem mesleğimize zarar verir. Meslektaşlarımızdan beklentimiz, müşterisinin parasını kendi parası gibi değerlendirmesi ve doğru yönlendirmeyi yapmasıdır. Bazen “Bu taşınmazı almayın” diyebilmek de profesyonelliktir. Mesleki etik, ticari başarının karşısında değil; sürdürülebilir başarının temelindedir.

ATEM’in bugün temsil ettiği gayrimenkulcü profili nasıl değişiyor? Önümüzdeki yıllarda sektöre girecek yeni nesil gayrimenkulcülerde hangi özellikleri daha fazla görmek istiyorsunuz?
Yeni nesil çok daha farklı bir dünyada yetişiyor. Dijital teknolojileri kullanıyor, araştırıyor, veriye ulaşabiliyor ve müşteriye daha hızlı ulaşabiliyor. Ama bunun yanında mesleki bilgi, mevzuat bilgisi, iletişim becerisi, dürüstlük ve sabır mutlaka olmalı. Biz ATEM olarak gençlerin sektöre girmesine karşı değiliz; tam tersine eğitimli ve donanımlı yeni nesil meslektaşlarımızın sektöre kazandırılmasını önemsiyoruz. Ancak herkesin bu mesleği yapabildiği algısından uzaklaşıp, gayrimenkul danışmanlığının ciddi bir uzmanlık alanı olduğunu topluma anlatmamız gerekiyor.

ATEM’in önümüzdeki dönemi için konuştuğunuzda, kamuoyunun henüz çok fazla görmediği ama sizin sektör açısından önemli gördüğünüz hangi başlık öne çıkıyor?
Benim özellikle önem verdiğim konu mesleğin kayıtlı, güvenilir ve kurumsal bir yapıya kavuşması. Kayıt dışı faaliyet yalnızca devlet açısından bir sorun değildir; aynı zamanda işini kurallara uygun yapan binlerce meslektaşımızın emeğini de etkiliyor. Biz ATEM olarak sektörün sorunlarını sadece dile getiren değil, çözüm için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerde bulunan bir anlayışla hareket ediyoruz. Amacımız hem meslektaşımızın hakkını korumak hem de vatandaşın güvenilir bir gayrimenkul hizmeti almasını sağlamak. Çünkü güçlü bir gayrimenkul sektörü, ancak güvenilir ve kurallı bir meslek yapısıyla mümkün olabilir.


Önümüzdeki 5 yılın gayrimenkulcüsü nasıl biri olacak ve bugünün gayrimenkulcüsü o geleceğe hazırlanmak için bugünden ne yapmalı?
Önümüzdeki beş yılın gayrimenkul danışmanı, bugünkünden çok daha bilgili, teknolojiyi kullanan, veriye dayalı çalışan ve uzmanlaşmış bir danışman olacak. Bugünün meslektaşları ise şimdiden kendisini geliştirmeli. Mevzuatı takip etmeli, eğitimlere katılmalı, teknolojiyi öğrenmeli, bulunduğu bölgeyi çok iyi tanımalı ve en önemlisi güvenilirliğini korumalı. Çünkü teknoloji değişecek, sistemler değişecek, müşterinin alışkanlıkları değişecek. Ama güven değişmeyecek. Ben 30 yıldır bu mesleğin içerisindeyim ve sahada yaşanan sorunları çok iyi biliyorum. Bu sebeple ATEM olarak meslektaşlarımızın taleplerini dinliyor ve çözüm için ilgili kurumlar nezdinde kararlı girişimlerde bulunmaya devam ediyoruz. Bizim hedefimiz; mesleğimizin itibarını yükseltmek, meslektaşlarımızın emeğini korumak ve gayrimenkul danışmanlığını hak ettiği profesyonel seviyeye taşımaktır.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.