Kış öncesi ısınma faturasını düşürmenin gizli formülü…
İklimlendirme uzmanlarının değerlendirmelerine göre, kış aylarında ısıtılan kapalı ortamlarda nem oranının yüzde 20-30 seviyelerine kadar düşmesi, havanın ve ortamın daha kuru hissedilmesine neden olabiliyor. Bu durum özellikle cilt, burun ve boğazda kuruluk oluştururken, kişinin bulunduğu ortamı daha serin algılamasına da yol açabiliyor.
Uzmanlar, konutlarda bağıl nemin genel olarak yüzde 40-50 aralığında tutulmasının hem konfor hem de hava kalitesi açısından uygun olabileceğine dikkat çekiyor. Ancak nem oranının yükseltilmesinin doğrudan ve her evde aynı oranda enerji tasarrufu sağlayacağı iddiasının; binanın yalıtımı, dış hava sıcaklığı, havalandırma, ısıtma sistemi ve kullanım alışkanlıkları gibi değişkenlere bağlı olduğu belirtiliyor.
“TERMOSTATI YÜKSELTMEK YERİNE NEMİ KONTROL EDİN”
HUTT Türkiye Hava Temizleme Sistemleri Genel Müdürü Melek Ataker, kış aylarında ısınma maliyetlerini değerlendirirken yalnızca termostat sıcaklığına odaklanılmaması gerektiğini belirtti.
Ataker, kuru havanın ortamın daha soğuk algılanmasına neden olabileceğine dikkat çekerek, “Kış döneminde evlerde en sık yapılan hata, ortamın soğuk hissedilmesi nedeniyle termostat derecesini doğrudan yükseltmektir. Oysa ortamın nem seviyesinin dengelenmesi de hissedilen konfor üzerinde etkili olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Ataker’e göre yüzde 40-50 civarındaki bağıl nem seviyesi, uygun sıcaklıkla birlikte daha konforlu bir iç ortam oluşturulmasına katkı sağlayabilir. Bu nedenle ısıtma sisteminin derecesini artırmadan önce ortam sıcaklığının yanı sıra nem oranının da ölçülmesi öneriliyor.
Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.